1 Mart 2012 Perşembe

Carvalhal Ve Kovaladıkları



Hepinizin aklına ilk gelecek isim tabi ki Burcu Esmersoy...

Fakat puanı kaç? Kimine göre 10 (artık şu 10 puan verme işi de bitsin) kimine göre ise 9 puan Burcu Esmersoy. Fakat hepimiz bu güzel ünlü bayan arkadaşımıza çok yüzeysel bakıyoruz. Detayları kaçırıyoruz. Efendim, bilindiği gibi Burcu Esmersoy her sıradan vatandaş gibi sıradan bir üniversite okumuştur. İstanbul Üniversitesi Turizm İşletmeciliği… Bu üniversiteyi ve fakülteyi Burcu Esmersoy'u düşünmeden düşünmeye çalışın öncelikle. Fakültedeki kızları hayal edin. Umarım Turizm falan diyince hepinizin aklına güzel bakımlı kızlar gelmiştir. Evet kızlar olduğu doğru ama... 
İstanbul Üniversitesi kız profilinin nasıl olduğunu da belirtmek gerekir. Sıradan ve en yüksek puanlar 5-6-7. Şimdi gelin bir de bu klibi beraber izleyelim Burcu Esmersoy kaçlıkmış o zamanlar. 


Fakat hemen bu kliple kesin kanıya varmayın bu kız normalde 5'likmiş 6'lıkmış demeyin. Her bayan değişebilir. Burcu Hanım da değişenlerden... Kariyer bir bayan için +1 puandır. Ünlülük yerine göre +1'dir. Ünlüyken ne ile ünlü olduğunuz da çok önemlidir. NTV gibi kaliteli bir kanalda herkese nasip olmayacak bir yere hizmet etmiş, entelektüel, 2 dil bilen bir bayan...
Evet NTV öncesi 6 olan bu bayan benim için NTV yıllarında ise 8.8 puandı. Fakat nolduysa son 1 yılda oldu. NTV gibi bir yerden çıkıp dans programına katılması başlı başına bir (-) puandı. Bu dans programıyla beraber ne yazık ki Youtube'da, İnci Sözlük'te Burcu Esmersoy capsleri ve Burcu Esmersoy frikikleri başlıkları görmeye başladık. Bu da net -1 puan oldu. Özellikle birkaç ay önce Shakira'nın güzelim Rabiosa şarkısıyla dans etmesinden sonra iyice şov hanımı olduğunu belli etti.



Rabiosa Türk kalçası büyük olmayan Türk kadınları dans etsin diye yapılmış bir şarkı olmadığından, işte bu andan sonra ne yazık ki 7'ye düştü. Evet, Burcu Esmersoy bir 7'dir ve gitgide puanı azalmaktadır. Ne yazık ki yaşlılığı da hiç çekilmeyecek.


Peki Ya Banu Güven Kaçlık?

Şimdi ise Carvalhal'in ligin devre arasında Banu Güven'le yapmış olduğu röportaj sırasında Banu Güven'e nasıl yazıldığını inceleyeceğiz. Attığı adımlar doğru mu yanlış mı hep beraber göreceğiz. Ama önce bakalım Banu Hanım kaç puanmış.
Sene 1987'yi gösterirken İstanbul Erkek'ten mezun olmuş Banu Hanım. Benim doğmama muhtemelen 1 yada 1.5 sene var o sıralar. Burada üstünde durmamız gereken sizce Banu Hanım'ın yaşı mı yoksa mezun olduğu okulun kalitesi mi? Elbette ki yaşı. İstanbul Erkek okuyup adam olamayan hatta oraya giren müstakbel liselilerin götlerinin nasıl kalktığını iyi bilirim. Banu Hanım'ı görsel olarak tartışmak çok yersizdir. İlla ki bir puan verilecekse bu açıdan o puan 7 olmalıdır. Hatta yaşının da etkisiyle ben bunu 7.5'e çıkarıyorum. Fakat asıl Banu Hanım'ın puanını artıran diğer kısımlara gelelim. Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü +1 puan. Boğaziçi Üniversitesi okuyan bazı insanlarımızın puan kazanmaya hakkı vardır. Ama tabi ki Boğaziçi University yazılı sweatshirt giymiyorlarsa... Banu Güven de zaten orada yüksek lisans yaptığı için bu sweatshirtü giymesi biraz saçma bir düşünce olur. Kimse yüksek lisans derslerine kapşonlu sweatshirtüyle gitmemelidir. (10'luk sistem kurallarına şimdi ekliyorum.) 
Onca çalışmadan sonra emeklerinin karşılığını NTV gibi yerde çalışarak aldı. Radikal'de yazdı, bütün bunları yaparken entelektüel kimliğini de ortaya koydu Banu Güven. Yeri gelmişken Banu Güven'in gitar çaldığını ve çok güzel bir sese sahip olduğunu da biliyor muydunuz? 



Son olarak Beşiktaşlı olduğunu da düşünürsek 8,3 demek yeterli olur sanırım Banu Güven'e.



Carvalhal ile röportajı sırasında yaşananlar...

Başlayalım videomuzu izlemeye. 


Carvalhal'i kutlarım çünkü röportaja bir profesyonel gibi başlamış gayet ciddi. Çok cool takılıyor, birkaç dakika yaptığı işe ne kadar önem verdiğini hissettiriyor. 4. dakikada Banu Güven'e yazdığı tezden bahsediyor. Bir tez yazmak ile bir kızı tavlayabileceğinizi düşünür müydünüz? Ben hiç düşünmezdim. 
Fakat Carvalhal konuya ne kadar hakim, + puan. 
6. dakikada ise Türkçe "iki" diyerek sempatik takılmaya çalışıyor, erken bir öldürücü vuruş istiyor sabırsızlandı Carvalhal. 6. ve 7. dakikalar arası cidden önemli. 6. dakikanın sonunda "Ben insanlardan bahsediyorum makinelerden değil." diyor oyuncuları için. Bu sözü biz Ernst'e geldiği ilk yıl söyledik ama ekmeğini hocamız Carvalhal yiyor. 
7. dakikadan sonra Banu Güven'i bırakıp bize yazılıyor Carvalhal. "Avrupa'da kimse Beşiktaş gibi 2 gün arayla maç yapmıyor." 
Dakika 11:54 "Herkes burada işini çok iyi yapıyor." Carlos Carvalhal Süreyya Soner'den, Demirören'e kadar herkese yazılmaya başladı. 
Banu Güven'e konsantre olması lazım tekrar. 
Herşey çok iyi giderken duraklama dönemine girdi bir anda, 11 dakikada bütün işleri alt üst edecek duruma geldi. Banu Güven kalitesindeki bir bayanı tavlamak için çok iyi bir tanışma faslından sonra çok ama çok dikkatli olmak zorundasınız. İlgiyi başka yere değil kendinize çekmelisiniz. Yönetimi, oyuncuları, teknik ekibi övmeye bu kadar vakit ayırmak hata olabilir. Bu övgülerle, güzel sözlerle "iyi bir insanım ben" diyorsunuz Banu Hanım'a. Fakat Banu Güven yüzlerce iyi insan tanıyordur zaten. 
12:53 Carvalhal "empati" dedi. Bu önemliydi. Siz de kullanın günlük hayatta. 
13:23'te durdurun ve video hep o şekilde kalsın. Her şeyin bittiği andır. Beşiktaş'ın derbi maçlarını pisi pisine kaybedişinin portresi. 15 dakikalık bir röportajın 13. dakikasında harcadığı bütün emekler boşa gitmiş Carvalhal'in. Cidden üzüntü verici bir an. Ama gayretinden ötürü tebrik ederim kendisini. Evli bir bayana hiç çaktırmadan, ince ince yazmış. Defansa çekilmemiş, atak oynamış.

3 Şubat 2012 Cuma

Onluk Sistem Kızlarını Düşürme Planları



"10'luk sistemdeki her kıza farklı şekilde iş atmak gerekir." Sezer Özmen

1'lik Kızlar Nasıl Tavlanır?

Efendim eğer ki hedefiniz 1 puanlık bir kızsa öncelikle bunun nedenlerini irdelememiz gerekir ve bunun da tek nedeni vardır ki bu cinsel açlıktır. Eğer ki değilse, ki bu çok düşük bir ihtimal, başka çıkarlar peşindesinizdir. Nasıl çıkarlar mı? Daha önceden de belirttiğim gibi 1'lik kızlar üniversitedeki başarılı leş kızlardır. Ve siz geleceğinizi garanti altına almak için bu kızlara yazılıyor olabilirsiniz. Yani ruhunuzu şeytana satma niyetindesinizdir. Bu iki neden de karşı cinsi yani 1 puanı sizin gözünüzde onu 10 puan gibi gösterir. O yüzden tavlamak da bir hayli zor olur. Defalarca uğraşıp açılamazsınız. 1'lik kız herkese karşı soğuk hatta firijit gibi olduğu için yiyebileceğiniz olası tokat sizi strese sokar. Ama çözümü de bir hayli basittir ki o da 1'lik kızın seçme şansı olamadığındandır. Eğer ki proje veya vize zamanı dışındaki zamanları kollarsanız 1'lik kız çok rahat bir şekilde yeminizi yutacaktır. Ona gidip sadece onunla sevişmek istediğinizi söylemeniz yeter. Eğer ki gidip lafı döndürüp dolandırırsanız olası bir saçmalamanız yanlış anlaşılmalara yol açar ve istediğiniz ilişkiyi ciddi gibi gösterir. Bu da 1'lik kızın istemediği bir şeydir. Zira 2 vize 1 final +1 proje derken zaten 1 dönemini harıl harıl çalışarak geçiren bu kız kendini iş yaşamına atılmadan iş kadını gibi görür bir yeri kalkar aşka vakit ayıramıyorum gibi düşüncelere kapılır ki bu düşünceler onların düşünmeyi en sevdiği düşüncelerdir. Özet olarak tek çıkış yolunuz açık ve net olup avınızı kendinize alıştırmak.

2'lik Kızlar Nasıl Tavlanır?

Pardon unutmuşum 2'lik kız yoktur 2'likler kadındır. Belli bir yaştan sonra çökenler... Veya eski çirkinler... Efendim 2 puanlık tavlamak istiyorsanız ilk önce tanışma faslına girerken bile gözünüzü kör etmelisiniz. Neden mi? çünkü 2'likler puanının aksine 1'liklerden daha çirkindir. Ama herşey mi canım güzellik? Tabi ki hayır. 2'lik kadar saf iyi niyetli kızlar tanıyamazsınız. Onun kalbine giden yol kesinlikle iyi niyetten dürüstlükten geçer. Onlara açılırken lafı döndürüp dolaştırın mırın kırın edin. Piç olsanız bile utangaçmış gibi takılın. Ayarlarken yuva kurma, evlilik gibi yalanlar da sıkabilirsiniz fakat dikkatli olun, sonradan vazgeçerseniz insan öldürmüşten beter olursunuz. Muhabbet esnasında cinsellik üzerinden espri yapmaya kalkışmayın bu sizin 8lik 9luk görünmenize yol açar ki 2'likler daha çok 4'lük 5'liklerden hoşlanır. Son tavsiyem eğer puanınız kaç olursa olsun ister 1 olsun ister 9 olsun, 2liğe puanınızın 5 olduğunu söyleyin. İlk başta sizi beğenmemişsede güven sorunu olduğundan size inanır ve yetinme duygusu ile 5'e bodoslama atlar.

3'lük Kızlar Nasıl Tavlanır?

3'lük kız tavlanmaz, 3'lük kız istemeye gidilir. 
3'lük kızlar genelde baba izni olmadan dışarı çıkamadıkları için pek fazla tavlama fırsatı yakalayamazsınız. Kendilerini sadece balkonda veya bakkalda görürsünüz. Eğer beğenirseniz yapmanız gerek tek bir yol var o da derhal babasından istemeye gitmektir.
(Not: Son birkaç yıldır 3'lük kızlar evlilik programlarında da boy gösteriyor. İlgilenenlere duyurulur.)

4'lük Kızlar Nasıl Tavlanır?

4 puanlık bir bayana yazılmak istiyorsanız yapmanız gerekenler çok basit. 
1- Sakal bırakın. 
2- Siyah uzun sosyalist kabanı edinin. 
3- Kıza yazılın. 
4- Az romantik az komik takılın. 
5- Kızın sevdiği Türk dizisi üzerinden prim yapın. 
6- Kızı öpebilirsiniz. 
Kısacası 4'lük kızlara yazılmak belki de sıradan, yüzeysel erkekler için yapılacak en kolay iş. Çekingen olmaya hiç gerek yok. Zaten eğer teknik üniversiteliyseniz 4'lük bir kızla fanfinifinfon durumunuz mutlaka olmuştur.

5'lik Kızlar Nasıl Tavlanır?

Belki de 10'luk sistemde yazması en zor kızlardan birisi 5'lik kızlardır. 5'lik kızlarda muhabbet 0 olduğundan kızı etkileyecek bir şey bulmak da zordur. Bu yüzden internet kızları olan 5'lik kızlara internetten yazmak gerekir. Msnde, facebookchatte çokça zaman harcayan 5'lik kızların facebook profili incelenip ilgi alanları araştırılır. Sevdiği müzik türleri, Türkçe dublajla izlediği üçüncü sınıf Amerikan filmleri incelenip sanki onun o filmi, o klibi izlediğini bilmiyormuşcasına kıza önerebilirsiniz. Sonra ilerletmeye çalıştığınız ve sürekli tıkanan muhabbet esnalarında az komik videoları kızla paylaşmalısınız. Bir süre sonra o kadar sıkılacaksınız ki aniden liseli gibi çıkma teklifi edeceksiniz.Fakat 5'lik kızların sağı solu belli olmaz.Şansınız %50... Eğer ki 5'lik kızı tavlamışsanız siz artık profesyonelliğe adım atıyorsunuzdur. Sıkı durun 6'lık 7'lik kızlar!

6-7'lik Kızlar Nasıl Tavlanır?

Genkslerim, öncelikle şunu söylemeliyim ki bir 6-7'lik kız ile ya aptal bir 8'lik ya da aptal bir 5'in altındaki çıkabilir. Yani amacınız kendinizi öncelikle 8 puana taşımak ya da 1'e 2'ye 3'e 4'e indirmek olacaktır. kendinizi 5 puanın altına indirmek çok basittir. Kendinize önem vermeyerek, sefil gibi takılarak bunu başarabilirisiniz. Fakat 5'in altına indikten sonra kızı tavlamak için çok feci bir özgüvene sahip olmanız gerekmektedir. Kızlara hiç yaşamadığınız ilişkilerinizi olmuş bitmiş gibi anlatıp biraz da ayrılık sebeplerini acıklı hale getirirseniz bu işi olmuş bilin. Peki 8'e nasıl çıkılır? Bunun tek bir çaresi var ki o da önceden 7 puan olmak. Eğer puanınız 7 ise spora gidip vücut çalışın 8'e ulaşın. Bundan sonra kendinize iyi bakın, günlük bakımınıza önem verin. Elinizin altında 2 3 tane parfüm bulunsun. (Çakma parfüm asla!) Her sabah ama her sabah duş alın. Saçınız bebek gibi olsun. Ellerinize krem sürün, yumuşacık olsun. Kot pantolonunuz bir 8 olmak için cidden çok önemli. Net bir 8 puan az dar paçalı kot pantolon giyer. Fakat eğer bir 8 puansanız size tavsiyem bu 6lık ve 7lik kızlardan uzak durmanız olacaktır. Çünkü bu kızlar yeryüzünün en psikopat, ruh ve cinsel sağlığı en bozuk kızlarıdır. Böyle kızlarla beraber olmal için de ancak kafası çalışmayan, saf veya aptal biri olmak gerekir.

8'lik Kızlar Nasıl Tavlanır?

Sevgili genkslerim, ilk önce belirtmeliyim ki 8'lik bir kız tavlamak istiyorsanız ruhunuz hep liseli kalmalı. Lisede nasıl mallıklar yaptıysanız onlardan asla ders almayın. Üniversite ve iş yaşamında da öyle devam edin. Zira 8'lik kızlar iki yakası bir araya gelmeyen, hiçbir işte tutunamayan erkekleri severler. Belaya bayılırlar. Eğer aramızda liseyi bitirip ısrarla üniversiteyi kazanamayan arkadaşlarımız varsa onları şimdiden tebrik ediyorum. Onlar gerçekten potansiyel bir 8'lik kız avıdırlar. Bizlerin gözünde 8'lik kızlar nasıl bir avsa, 8'lik kızların gözünde de onlar avdır. "Üniversiteyi kazandım kahretsin! artık bir 8'lik düşüremem!" diye umutsuzluğa kapılmak da yok. Şu an bir işte çalışıyorsanız yarın patronla kavga edin, kafa atın iş yerinde olay çıkarın ve kovulun. Hatta kendiniz istifa edin bu kavga üzerine ve tazminatı da alamamış olacaksınız. Bunun üzerine 8'lik bir kız bulun. Hedefinize tüm bu olayları sanki sizin aleyhinize yaşanmış gibi anlatın, yalan söyleyin. Kız size aşık olacaktır. 
8'lik bir kız yalancı erkeklerden çok hoşlanır. 
8'lik bir kız kendini aldatan erkeklerle de çıkar ve bunu bilse bile çoğu zaman görmemezlikten gelir. Bazı 8'likler ise hemen ayrılır bu aldatma olayının sıcağıyla.Fakat bu ayrılık çok üzün sürmez yavru ceylan 2 hafta içerisinde yuvaya döner. 
Ayrıca 8'lik kızlar kavgacı çocuklardan çok hoşlanırlar. Bir liseli veya dışarıdan liseli abisi olarak sürekli katıldığınız lise kavgalarını da 8'liğe bir övünç kaynağı olarak anlatabilirsiniz. Bir 8'lik tavlama konusu hakkında bilmeniz gereken temel hususlar bunlardı.

9'luk Kızlar Nasıl Tavlanır?

9'luk kız nasıl tavlanır? 
1- Güzel bebeksi ve ya düzgün bir yüzünüz olsun. 
2- İyi bir liseye girin. 
3- Liseli ergen tavırlarından arınıp efendi ve sağlam bir adam olmaya çalışın. 
4- Not ortalamanızı yüksek tutun. 
5- Üniversiteye sıkı çalışın. 
6- İstanbul sınırları içinde en iyi üniversitelerden birini seçin. (Boğaziçi, Sabancı veya Koç burslu. Dipnot:İTÜ olmaz sakın teknik üniversiteli olmayın.) 
7- Hazırlık sınıfında bolca kızla tanışın. 
8- Bu kızlar arasından 8'in altındakileri eleyin. 
9- Bu kızların hepsine yemeğe çıkma teklifi edin. Sıradan bir teklif olmamalı, güzel bir mekan akşam yemeği şart. 
10- Kızların maddi durumları ve aileleri hakkında bilgi alın. 
11- Varlık durumu ve güzelliğin orantılı olduğunu orada göreceksiniz. 
12- Kızlara çap yapmak istediğinizi söyleyin. 
13- İkinci buluşmada Erasmus'a gitmeye karar verdiğinizi de söyleyin. 
14- Staj yapmak için büyük firmalara CV'nizi yolladığınızı da 3. buluşmada söyleyin. 
15- Evleneceğiniz kız size aşık olmuştur. 
15 adımda 9'luk kızı 8'lik kızdan ayırt ederek bu işi çözdük.


Liselilere Özel BONUS! 8'lik Liseli Kız Nasıl Tavlanır?

Lisedeki 8'lik kızlar etek boyu diz hizasının en az 1.5 karış yukarısında olan kızlarımızdır. Durun sakın hemen heyecanlanmayın. Genelde bu kızlarımız sarı renkli Timberland marka bot giyerek bilekten baldıra kadar bacak şov yaparak sizin beyninize işler. Fakat... En güzel 8'lik liseliler ise dize kadar Harley Davidson çizmesi giyen kızlardır. Çok az bacak şovla diğerleri kadar aklınıza işlemese de... Bilinçaltınıza ideal bir kız arkadaş olarak işlerler. Bu kızları tavlamak için yapmanız gereken tek şey hiçbir şey yapmamaktır. Tenefüslerde sınıfının önüne gidin sadece bakışın veya arkadaşınıza gidin bana bunu ayarla diyin. Kesinlikle sonuç alırsanız. Ama bu sonucu lisedeki puanınız ne olursa olsun bir serseriyseniz, bir piçseniz, haftada bir disiplinlikseniz alırsınız. Yani kısacası piç olun yırtık olun kızla muhabbet ederken kazak bir erkekmişcesine konuşun. Yürüyüşünüzü, konuşmanızı değiştirin. Sanki okulun reyisi sizmişseniz gibi davranırsanız kızı başka hiçbir şey yapmadan garanti tavlarsınız.


4 Ağustos 2011 Perşembe

Onluk Sistem Ve Bu Onluk Sistem İçerisinde Yer Alan Kızlarımız

Kural 1 - Her kızın onluk sistemde bir puanı vardır.
Kural 2 - Onluk sistemde asla onluk bir kız yoktur.
No more rules.

10/1
Bir puanlık kızlara çok da yabancı değilsiniz. Hepiniz çok iyi tanıyorsunuz onları. Üniversitenizdeki başarılı çirkinler... Liseden üniversite son sınıfa kadar kafasını defter kitaptan kaldırmayan 1'lik kız aslında en şanslı kızdır. Neden mi? Mühendislik okuyan 8'lik erkekten bile gün gelir şu lafi duyarsınız: “Nefes alsın yeter.” İşte duydugunuz bu sözden kısa bir süre sonra 8'lik erkeğin bile hedefi haline gelir 1'lik kız. Arada derslere mola vermek gerektiğini anlayan 1'lik kız asla “hayır” demez. Zaman zaman hayir diyebilirler belki... Ve bu “hayır” cevabından sonra bir tokat yemeniz de muhtemeldir.

Temsili 1 Puan

10/2
2'liklerde kural bir: 2'lik kiz yoktur 2'lik kadin vardır. 2'lik kadınlar genelde devlet dairelerinde çalışan mimar ya da mühendislerdir. Üniversiteden mezun olunca ortalama puandaki erkeğiyle evlenen 2'lik kadın aslında puanının aksine en hanım, en efendi olandır. Çok anaç çok evcimen olan 2 numara hayatta en ufak şeyden bile zevk alır. 4'lük hatta 5'lik erkeklerimize öneririm.

10/3
3'lük kızlar, okuduğunuz lisedeki basarisiz ve çirkin kızlardır. Erkeklerle pek muhabbet kurmazlar. Güzel kızlara kötü gözle bakarlar. Liseden sonraki yaşamlarını babalarının evinde ev hanımı olarak geçirirler. Bu süreç en az 10 yıllık bir süreçtir. Lisedeki üçlük kızları tam olarak kestiremeyenlere, Flash Tv gündüz kuşağı izlemelerini öneririm. Ayrica Flash Tv'de yer alan Gerçek Kesit adlı programın eski bölümlerinde oynayan Sarı Bıyık'ın veya Kaleci Saçlı Adamın yazıldığı kızlar da sırf televizyona çıktıkları için üçtür.

10/4
Bu kızlara genelde teknik üniversitelerde rastlamanız mümkündür. 4'lük kızlarn özellikleri arasında makyajsızlık, kıllılık, çok zayıflık veya çok kiloluk, bakımsız saçlar ve parfümsüzlük yer alir. 4'lük kızların hedefleri daima 6'lık ve 6.5'luk erkeklerdir. Arada gaza gelip 7lik erkeklere de yazabilirler ama sonra üzülürler. 4'lük kızlar ayrıyeten en baskıcı kızlardır. Uzak durun! 4'lük kızlara yazdıysanız kurtulmanız çok kolay ama yiyeceğiniz küfürleri ve bedduaları göz önüne almalısınız. Sadece msnde 3 veya 4 gün çevrimdışı takılarak onlardan kurtulmanız mümkün. 4. gün çevrimdışı takılırken msnden ağır bir mesaj alabilirsiniz. Bu mesajdan sonra ananıza küfür edilmiş gibi bir his oluşsa da içinizde üzülmeyin. Hayatınızda yaptığınız en doğru hamle 4'lükten kurtulmaktır. 4'lük kızların cinsel sorunları beraberinde şunlari getirir: 
1- bol sivilce,
2- patlatılmış sivilcelerin izleri

10/5
Beş puanlık kızlar tanıyabileceğiniz en sıkıcı en yüzeysel kızlardır. Sadece internetten iletişim kurabileceğiniz bu kızlarla başbaşa buluştuğunuzda üzerinde konuşup tartışabileceğiniz hiçbir konu yoktur. Festivallerden, vizyona girecek filmlerden ve dizilerden pek haberdar değildir. İstemeseniz de bir süre sonra birbirinize msnde selam vermeyi bile keseceksinizdir. Unutmadan, 10 üzerinden 5'lik kizin mutlaka 8'lik bir kız arkadaşı vardır. Yazılın ona! 5'e değil 8'e tabi ki.

10/6-7
10 üzerinden 6'lık ve 7'lik kızlar götü en çok kalkık olanlardır. Zaten iki puan da birbirnin aynısıdır. Sadece bir makyaj ile 6'lıktan 7'liğe terfi ederler. Bu da yılda sadece birkaç kez görülür çünkü bakımsızdırlar. Bu birkaç kezden kastım 8'lik erkeğe kur yaptıkları zamanlardır. Eğer puanınız 7'nin altındaysa bulaşmayın başa beladırlar. Arkadaşlığı bile kesemezsiniz.

10/8
8'lik kızlar genelde zengin bir baba adayınınn maddi durumu önemsiz bir anne adayı ile birleşmesi sonucu dünyaya gelir. 8'lik kızlara özel üniversitelerde, Bebek'te, Caddebostan'da veya Yeşilköy'de rastlayabilirsiniz. 8'lik kızları tavlamanız için paranız veya arabanız olması gerekmez. Fırlama ve sahtekar tipli olmanız yeterlidir. Eğer seviyorsanız, onu gerçekten istiyorsanız, 8'lik bir kızı tavlamak için en az 5 puana ve şanslı bir güne ihtiyacınız vardır.

10/9
9'luk kızlar ise genelde ünlülerdir. Ünlü olmadan önce hayatlarını 7'lik ve 8'lik kızlar olarak geçiren hanımlarımız ünlü olduktan sonra otomatik olarak 9 puana erişirler. Seks hayatlarına hareketlilik geldiği için yanaklarına azıcık kan gitmesinden dolayı azıcık güzelleşirler. 9'luk kızların çok küçük bir kısmını oluşturan ünlü olmayan dokuzlar ise liseden 8 puanla mezun olan, üniversite hayatları boyunca interrailsız Avrupa tatiline veya maddi durumu iyi bir aileye sahip olmasından dolayı uçak parasını dert etmeyerek Amerika tatiline çıkan kızlardır. Hoşgörülü, mütevazi, hayırsever kızlardır ve başarılı bir kariyere sahiptirler. Yeryüzünde çok az örneği bulunan bu kızlara puanınız 9'dan düşükse, yazmak gibi bir lüksünüz yoktur. Onların hayatta en güzel şeylere sahip olmasını dilemelisiniz. Tanrı 9'ları korusun.

10/10
Bkz: Kural 2







23 Haziran 2011 Perşembe

Liselinin Filmi: The Hobbit ve Oyuncu Kadrosu

Efendim duydum ki Peter Jackson'ın yeni filmi The Hobbit'in oyuncu kadrosu belli olmuş. Açtım baktım The Lord of The Rings ile arasındaki fark nedir bu kadronun diye. Pek de bir fark olmadığına şahit oldum. Erkek oyunculardan Orlando Bloom adlı delikanlı yine erkek güzeli elf Legolas rolünde. Kızlarımız bu habere pek bir sevinmiş olsa gerek ama çok da sevinmeyin ek bir görsellik yok sizin için. Belki Orlando soyunur adelelerini falan gösterir onu bilemem ama bu çok ufak bir ihtimal dahilinde gerçekleşir benim kanaatimce. Ayrıca çıkıp da bu filmde Hollywood'un Cem Uzan'ı Hugo Weaving'in sizlere çıplak vücudunu sergileyeceğini sanmıyorum. Zaten gösterse de o tipe sahip bir adamı görmek istemezsiniz.

Neyse asıl konumuz bu kadroda yer alan Evangeline Lily adını verdiğimiz Lost'un güzel hanımı. Lost'ta tam olarak bizlere beklenen capsleri veremeyen Evangeline'den açıkçası ben bu filmde biraz olsun ümitliyim. Zira Peter Jackson da beş parasız kalmış liselileri sinema salonlarına çekmesi için de büyük bir şansa sahip elindeki bu hatunla. Evangeline bu filmde Taurel adlı bir elfi canlandıracak. Aldığım duyumlara göre de Taurel "Kasvetormanı Kızı" anlamına geliyormuş. Zira ormanda yaşıyorsa pek kıyafet giymediğini açık saçık ortalıklarda takıldığını düşünüyorum ve ormanın kaslı erkeklerine iş atan bir role sahip olduğunu da varsayıyorum. Koskoca The Hobbit filminde sadece savaş değil pompa gibi unsurlar da yer alacaktır. Umarım 2012'ye çok fazla zaman olmasına rağmen sizi bu film için heyecanlandırmışımdır.

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Kaybediş

Çıplak vücudunu yan apartmandaki balkonlara doğru çevirmiş uzanıyordu yengesinin balkonundaki bir çay bahçesi sandalyesinde. Sanırım 3. kırmızı tuborgunu yudumluyordu. Kardeşi ortamdan sıkılmış olacaktı ki az önce içeri gidip yatmıştı. Kardeşinin manitası yani yengesi de aynı şekilde... 1. kat balkonunda artık 4 kişiydik. Benim ve onun dışında bir de çift vardı. Çifti oluşturan erkek benim gibi adamdı rahat rahat muhabbet ediyor, onun yaptığı erkek muhabbetlerine bayılıyordu. Kız ise birey epey korkmuştu ondan, muhabbetinden ve çıplak vücudundan. Tüysüz, kassız göbeksiz ama kilolu vücudu salondan gelen ışık ile parıldıyor, ağzından çıkan incisözlük esprileriyle daha bir tüysüzleşip kassızlaşıyordu. Arada sırada karşısına aldığı apartmanda yaşayan 2 rusa mavi boncuk dağıtmaya çalışıyordu fakat rusların iplememesi ile bunalımlı bir geceye giriyordu. Bir süre sonra karşısındaki apartmanın en üst katına bakarken yakaladım onu. Bir şeyler izliyor ve heyecanlanıyordu. Ben de bakınca anladım ki bir kaslı adam gölgesiydi izlediği. Sırtı bize dönük kaslı adamın kafa gölgesi aşağı doğru kaymıştı ve kısmen görebildiğimiz omuz gölgeleri hızlı şekilde hareket ediyordu. Ben de çözmüştüm olayı hemen, sonuçta 22 yaşındaydım ve bir ilişkide neler yapıldığı konusuna oldukça hakimdim. Çocukça bir heyecan kapladı dört bir yanımı. İkimizde bebek gibi olmuştuk. O heyecanla ortamın içine daha da ederek çifte gösterdik kaslının dairesini. "Benim gibi adam" her ne kadar bu sahneyi beğense de sevdiceğinin hoşuna gitmemişti. Onun, kızın o geceye bir engel olduğunu düşündüğünü çok iyi seziyordum. Az sonra da zaten kızdan, kızın yanına fırlattığı tişörtünü isteyip "benim gibi adamı" ve beni de alıp Taksim’e gitme teklifi yapacaktı. Ama yalnızca benden olumlu yanıt alacaktı. İkimizde gecenin neler getireceğini bilmeden düştük yollara. Onun Taksim’de tanınmış simalardan olduğunu her mekana rahatça damsız girip çıkabildiğini önceden biliyordum fakat onu ilk defa böyle ortamlarda gözlemleyecektim, benim için de asıl önemli ve eğlenceli kısmı buydu.

Mekan 1
Kapıdaki 2 güvenlikle (güvenlikte neyse artık bildiğin badigard adamlar) sarıldı tokalaştı falan sonra cool bir biçimde içeri girdik. “Üst kata mı çıkalım yoksa biraz burada takılalım mı?” diye sordu. 1. kat elektronik müziklerin çalınıp, hiç havalı ve yakışıklı olmayan erkeklerin dans ederken kız kaldırdığı bir yerdi. Dans konusunda beceriksiz olduğum için (en son yılbaşında Ajdar dansı yapmıştım o da ayrı bir konu) bu katı pas geçip yukarı çıkmayı istedim. Yukarı katta ise Taksim’in diğer tanınmış simaları bulunuyordu. Tam istediğim gibiydi. Hemen gidip bir bira ısmarladım ona. Sonra bir köşeye oturup tuzak kurduk. Tuzak kurmak onun ilgi alanıydı. Tuzak kurmak genelde erkeklerin, istisnai durumlarda kızların, yüksek ayaklı sandalyelere tam oturmayıp hafifçe kıçını yaslayarak etrafı kesmesidir. Bir 10 dakika kadar oturduk. Bu 10 dakika içerisinde az ilerimizde oturan Umut Sarıkaya’nın çeşitli esprilerinden ve ne kadar yarrak gibi hareketleri oluşundan bahsettik. Yan masasındaki kızlara yazış biçimi bana ve gelecek nesillere bir örnek niteliğindeydi. Sempatiği oynamak isteyen hiçbir gencin yapmaması gereken hareketlerdi. Zaman geçtikçe ne Umut’a ne ona ne de bana iş düştü. Biz de çareyi aşağıya dans edenlerin arasına karışmak ve orada tuzak kurmakta bulduk. Yaptığım gözlemler sonucunda yabancı erkeklerin, Türk erkeklerinden daha avantajlı olduğunu, ortak bir dil konuşamadan bile sadece yes, okey vb. kelimeler ile Türk kızlarını tavlayabildiklerine şahit oldum.
Bütün umutlar tükenmek üzereydi. Artık gece için son kez çabalıyorduk. Yukarı çıkıp boş bir masaya oturduk. Ben hedefimi belirledim ve ona gösterdim. Birkaç dakika sonra hedefim yan masamızdaydı. Sigara istedi hedefimden ve istemesiyle birlikte hedefim masamıza ceylan gibi sekerek gelmişti. Fiziki açıdan pek bir ceylana benzemese de -kısmen foku andırıyordu, şaka şaka- sarı saçları, yeşil gözleri ve seksi sekreter gözlüğü ile eksilerini artılara dönüştürmüştü. Hedefi puanlamak gerekirse 10 üzerinden 7 verebiliriz. Zaten her insan puanlanırken 5 puandan başlanır. Hedefin artıları büyük çerçeveli kemik gözlük, daha sonradan öğrendiğimiz memleketi Canada ve kendisine yakışan bir balıketiydi. Tek eksisi ise hayatta sevmediğim açık ayakkabı, sandalet ve parmakarası terlik sistemlerinden parmakarası terlikleriydi. Asıl konuya geri dönersek, hedef masamıza oturunca bize kendini tanıttı, adının Eden olduğunu öğrendim. Eden kelimesini daha önce izlediğim süpersonik gerilim filmi Eden Lake’den biliyordum. Pek zengin olmayan ingilizce kelime haznem üzerinden prim yapma çabalarına da girmiş oldum böylece. Eden’ın ne kadar güzel bir isim olduğunu, cennet anlamına geldiğini bildiğimi söyledim. Sonra Canada üzerinden de prim yaparım diye düşündüm. Hepimizin sevdiği How I Met Your Mother’daki Robin Scherbatsky konusunu açtım. Bilmediğini söyledi ve konu kapandı. Gerçekten bir Canadalının Robin’i bilmemesi benim ondan sadece soğumama değil, gitgide “Cadanalı”(Adanalı conoların kısa yazılımı) biri gibi gözükmesine sebep oldu. Son kozumu da oynamayı istedim nedense. Vücudu, tipi ve tarzı “suicide girls” adlı kızları andırdığı için yeni bir konuya da ordan girdiğimde kızın ne kadar boş bir kız olduğunu anlamıştım. Fakat yine de bunlar bana engel değildi. Sonuçta benim için sadece bir avdı bu Eden.

Mekan 2
Eden ve 3 arkadaşı (biri kız) bizi gey bara götürmeye ikna etti. Gey bar olduğu için gruptaki 2 kızdan para alınmamasını rica ettik ve 3 erkek ücretli olarak girdik. İtliğin, kötülüğün, ahlaksızlığın dibine vurulduğu bu mekanda cool takılmayı yeğledim. Bir köşede dans etmeden durdum. Eden ise ortamdaki her türlü ahlaksızlığa ayak uydurmuştu. Çılgınca dansını birkaç dakika sonra yanına gelen bonus kafalı bir veletle emişerek süsleyecekti.

Mekan 3
Eden ve arkadaşlarından ayrılmıştık. Artık hemen hemen bütün mekanlar kapanmıştı ama o tecrübeli bir taksim çocuğuydu. Hangi saatte hangi mekan açıktır çok iyi biliyordu. Ara sokaklardan ilerleyip 5 katlı bir binanın terasına çıktık. Ankaralı Namık gibi bir adamın şarkısı çalıyordu. Açık bir alanda birkaç adam göbek atıyordu. Eski çirkinlerden (google ödevi açın bakın) oluşmuş kadınlarsa adamlara değişik bir tür kucak dansı yapıyordu. Göbek atan adamlardan birinin kafasıyla götü yer değiştirmiş gibiydi. Birinin ise saçları ve sakalları sararmakla kalmamış 3 4 tane kalan dişleri de sararmıştı. Gelene gidene masaj yapıyor ve yüksek sesle kahkaha atıyordu. “Nerden geldik ooolum buraya?” dedim. “Ooooğlum burada bira 2.5 lira” dedi.

5 Mart 2010 Cuma

"Yuh!" dedim artık!



Aylardır beklediğim canımızdan çok sevdiğimiz Tim Burton'ın yeni filmi Alice in Wonderland'e gitmeyi planlamıştım dün. Duydum ki gençtürksel kampanyası başlamış sinemalarda tekrardan. Madem öyle çağırayım bütün arkadaşları dedim ve yaptım bir organizasyon. Hay yapmaz olaydım! Sabah erken kalkıp seanslara baktım. Doğrusu çok şaşırdım. Böyle bir film neden bu kadar az sinemada gösteriliyor diye. Bırakın onu 3D gösterimi neredeyse hiçbir yerde yok denecek kadar az. Hatta orjinal altyazılısı da aynı şekilde... Neyse baktım ki Mecidiyeköy Cevahir'de var 3D orjinal altyazılı. Söyledim kankarellalara şu saatte sinema falan filan... Erkenden gittim bilet almak için fakat bir de baktım ki Ceva'da da türkçe dublaj! Peki gider miyim buna ben? Nah giderim!
Johnny Depp'in sesini türkçeye çevirenlerin aklına ediyim afedersiniz!


2 Yıl Önce...


Bir haftasonumu Tim Burton'ın yeni filmi Sweeney Todd ile süslemek istiyordum. Soluğu Bakırköy Capacity'de aldım. Feci bir bilet sırası var sinemada. Herkes Recep İvedik'i izlemeye gidecek tabi ki, sinema anlayışları o bizim insanlarımızın. Neyse 20 30 dakika kadar gişe kuyruğunda bekledikten sonra sıra bana geldi nihayet. Görevli bayana Sweeney Todd filmine bir bilet istediğimi söyledim. "Filmin bir müzikal olduğunu biliyor musunuz?" diye sordu. "Elbette biliyorum." dedim. "Gitmek istediğinizden emin misiniz?" diye bir soru daha sordu. İçimden küfürler etmeye başlamıştım. Neyse yerimi seçtim parayı vericem derken yallı karı bu sefer de "üzgünüm ama film bugün gösterilmeyecekmiş." dedi. Onun yerine de Recep İvedik'i koyduk dedi. İçimden "Allah belanızı versin o zaman." dedim ve evime döndüm.